cristian mungiu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cristian mungiu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2012

Bir Ekim Otuz Dokuz Film



Filmekimi'nin ayrı bir güzelliği var, farklı. Farklı hissettiriyor. Havasından muhtemelen. Ekim'in rüzgarını arkasına alıp önce İstanbul'a sonra yedi farklı şehire uzanıyor. Ayrıca sinefiller için "sonbahar geldi!" haberi veriyor.

Program açıklandığı gün oturdum ve kendi takvimimi hazırlamaya başladım. Bitirdiğimde ufak bir katkıya, belki de sponsora ihtiyacım olduğunu fark ettim. Haftaiçi zaman uyduramayınca böyle oluyor tabi. Ama haftasonları da o kadar rahat olamadığından içim acıyarak eleme işlemine koyuldum. Sonunda zar zor 10 filme indirdim. Aksi gibi festivalin olduğu haftasonları da habire yeni mevzular patlak verdi ama bir şekilde ayarladım sonunda.

Zamansızlık, insanı çok çaresiz bırakıyor.
*Ne kadar istesemde Michel Gondry'in Biz ve Ben'i için bir türlü uygun seans bulamadım. Aynısı Cenneteki Çöplük ve Pölsler'in Duvar'ı için de geçerli.

*Biletlerinin kıtlıktan çıkmışçasına tükeldiği Aşk'ı da City's de izlemek zorundayım. Buna da şükür tabi...

*Bunların yanında Marley ile Ai Weiwei de kaynadılar. Belgesele karşı pek yüksek olmayan ilgimden kaynaklanıyor aslında bu. Önceliğim değillerdi ama izlemeyi de isterdim doğrusu.

*Ek gösterimi açıklanan No'da şansımı denemek istiyorum. Ama ek gösterime de kesin gidebilirim diyemiyorum şimdilik. Umarım ben diyene kadar bitirmezler...

İzleyeceklerim arasından da daha merakla beklediklerim var. Aşk'ı transit geçersem, Kiarostami'nin Sevmek Gibi'si, Mungiu'dan Tepelerin Ardında ve Kim Ki-duk'un Acı'sı listemin en üst sıralarında.

Sinemanın, yeni bir filmin izleyecek olmanın heyecanıyla donanmış olarak gireceğim salonlara ve bir defa City's de olmak kaydıyla, Atlas ile Beyoğlu arasında mekik dokuyacağım.
Tavsiye ederim, çok güzel oluyor...

11 Temmuz 2011

4 Luni 3 Săptămâni şi 2 Zile

1987 yılı Romanyası. Kürtaj yaptırmanın yolunu arayan bir öğrenci ve arkadaşının hikayesi. 2007 Cannes Film Festivali'nin "Altın Palmiye"yi kazanmış ve aynı yıl Filmekimi ile ülkemizde de gösterilmiş.

Tam anlamıyla gerçek bir hikaye olduğu gibi, hiçbir ayrıntıyı gizlemeden, abartmadan anlatılmış. Filmin yönetmeni Cristian Mungiu aynı zamanda senaryonun da yazarı.

Uzun sahneler ve net diyaloglarla filme kilitleniyorsunuz. Romanya'nın fakir sokaklarını izliyoruz. Filmin en can alıcı sahnesi şüphesi otel odasına ilk girildiği sahne. Kürtaj yapması için çağrılan doktor henüz işe başlamadan huysuzluk etmeye, zorluk çıkarmaya başlıyor. O anda odada ki diyaloglara kilitleniyorsunuz. Bebeğin kaç haftalık olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Üç aylık mı, dört aylık mı yoksa beş aylık mı? Doktora paralarının yetmeyeceğini anladıklarına kürtaja ihtiyacı olan kızın oda arkadaşı Otilia çok büyük bir fedakarlık yaparak doktoru ikna ediyor. Bundan sonrası ikisininde derdi oluyor artık. Otilia odadan ayrılıp erkek arkadaşının ailesiyle tanışmaya gidiyor. Orada iken rahatsızlığı ve mutsuzluğu çok daha iyi anlıyoruz. Fakat en kötüsü düşen fetüsten kurtulmak; o sırada kamera tekniklerinin ustalığıyla sokakların korkutuculuğunu ve Otilia'nın çaresizlikle hızla alıp verdiği nefesini hissediyoruz.

Küçücük bir yurt odasında başlayan bu rahatsız film, restaurantta oturan üzgün ve ürkmüş bakışlarla sona eriyor.