lemmy kilmister etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lemmy kilmister etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2011

Tam bir eve dönüş partisiydi

Güzel bir hafta sonuydu. Hezarfen havaalanı sahiden bir müzik kasabası haline dönüşmüş bizleri bekliyordu. Çadırımızı kurduktan sonra neyin nerede olduğunu öğrendik ve lazım olan bir takım ayrıntıyı hallettik. Dürüst olalım Rock'n Coke elindeki kadroya güvenen bir organizatörün düzenlediği oldukça özensiz bir festival. Fakat ne yaparsın ellerinde ki kadro güçlü, ona güveniyorlar.

Festival alanında sözde her imkan var, fakat hiçbir şekilde yeterli değil. Tuvaletler, yiyecek ve içecek standları çok kullanışsız. Özellikle içecek standlarında bütün kasaların açık olduğunu görmedim. Her seferinde metrelerce kuyruk oluştu. Kırk bin kişi ağırlamayı planlayan bir festival için sadece iki şarj istasyonu bulunması saçmalıktan başka bir şey değildi. O sıcakta tuvaletlerin kokusu bütün festival alanına yayılıyordu zaten. Fakat bu kötü izlenimlerin yanı sıra harika performanslar vardı. İlk güne nazaran ikinci gün daha coşkulu ve doluydu.

İlk gün benim için daha çok yerli isimlerle geçti. Melis Danişmend sahnede çok coşkuydu. Motörhead tecrübesi yaşamak enfesti ama performansları özel değildi. Bilinçsiz kalabalık Motörhead sahnedeyken kendisini gösterdi. Sadece "Ace of Spades" ve "Overkill" bilen ve Motörhaed'i bundan ibaret sanan gürültücü bir kalabalıktı. "In the Name of Tragedy"yi Mikkey Dee on dakikayı aşan davul solosuyla süsledikten sonra Lemmy seyircilere onu sunduğunda kimse alkışlamaya yeltenmedi, çünkü Mikkey Dee'nin kim olduğunu bilmiyorlardı. Ertesi gün Freezone sahnesinde Club Bangkok-Tunng-Fm Belfast ile tam bir plaj partisi vardı. Duman'dan kat kat daha iyi bir Athena vardı. Fakat festivalin şampiyonu tartışmasız Skunk Anansie, daha doğrusu Skin idi. Ardından temposu dibe vuran ve büyük hayal kırıklığı yaratan Paolo Nutini çaldı ve indi. Travis ile nirvanaya ulaştıktan sonra, yorgun bacaklarımız Moby ile birlikte kilitlendiler.

Dolu dolu ve çeşitli bir festival oldu ama çok memnun ve mutlu ayrılmadım. Sadece line up'ın hatırı var. İzlediklerimiz ve dinlediklerimiz yanımıza kaldı.

12 Temmuz 2011

4 Gün Sonra Hezarfen'de

Cumartesi günü saat 15:00 sularında başlıyoruz. Slogan belli "İki gün boyunca doyasıya eğlence ve müzik !" Kamp tecrübesi de mevzuyu ayrı bir zevkli kılıyor.

Hezarfen'e varınca çadırları kuracağız ardından sırasıyla sahneleri turlamak var. Şimdiden kafamda bir program yaptım. İlk gün Çilekeş ve Kurban banko. Tabi o sıralarıda DJ Sarıyılan, nam-ı diğer Sezyum, olacak Freezone sahnesinde ona da bir kulak kabartmak istiyorum. Çilekeş ile Kurban arasında mesela. Melis Danişmend ve hayranı olduğum Deja-vu'dan biraz biraz, kimseye haksızlık etmeden; çünkü hepsinin sahnesi çakışıyor, elden bir şey gelmiyor. Deja-vu bittikten sonra ana sahne önüne kök salabiliriz. "Yeni nesil Türk rockçıları" Duman 19.30 da sahnede olacak. Ardından en büyük Rock'n Roll timsali Lemmy Kilmister eşliğinde motoru gazlıyoruz çünkü Motörhead sahneye çıkıyor. Onlar sahneden inince kalabalıktan kurtulup arkalardan Limp Bizkit'e selam çakabiliriz, belli olmaz. Kendilerinden pek haz etmem malesef ki. Limp Bizkit sonrası sabaha kadar müzik var. Ana sahnede 2Manydj's ve Freezone sahnesinde de Golem ile Fuchs & Cervus olacak. Gece uyku yok !

Hadi diyelim ki birkaç saat uyuduk. Uyandığımızda belki karınlarımızı doyururuz. Gripin izlemeyi hiç istemediğimden diğer sahnelerden gelen müzik eşliğinde kahvaltı yapmak için bolca vaktim olacaktır. Fakat ikinci günün kadrosu daha kalabalık, oradan oraya yetişmek zorunda kalacağım. Skunk Anansie'nin performansını çok merak ediyorum. Onların sahneye çıktıkları andan itibaren ikametkahımız ana sahnede olacak. Sadece sahneler düzenlenirken gidip FM Belfast ve Chapel Club'ı ucundan dinleyebilirim. Paolo Nutini öncesinde de Black Lips için kaçamak olursa olur ancak, Paolo Nutini ile olduğum yere çakılırım. Önce Travis gelir ardından Moby ağbimiz. Thievery Corporation arada kaynayacak sanıyorum ama Moby söz konusu burada, büyükler ne derse o! Gecemiz bittiğinde mutluluk ve zevk sarhoşu olarak sallana sallana çadırımıza gideriz.

Setlistler eğer bir sürpriz olmazsa aşağı yukarı belli sayılır. Çok keyifli bir haftasonu bizi bekliyor. Hakkını vermek lazım. Pazartesi olduğunda "ah şu olmuş, vah bu gitmiş; neredeydi benim aklım !" diye ağlamak kimseye yarar sağlamaz.

Moby deyince; Yekta Kopan çok şahane ve derin bir röportaj yapmış, izlemek gerekir.