adalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2012

Popüler Adalet

Adalet sistemi çok sakat ve açıklarla dolu. Ama en azında bir işe yarıyor, onun bu beceriksiz hali sayesinde eşsiz yapıtların tadına bakabiliyoruz. Çok basit bir örnek verecek olursam, Camus "Yabancı"yı yazdığında aparkat ve kroşelerle çok sağlam pataklamıştı bu sistem bozuntusunu. Kenardan sırıtan "Dava"yı da görüyorum...

Konuya çok hakim olduğumdan değil ama görüp, okuduklarımın verdiği hayranlıkla yazıyorum. Aslında 20 saniyelik bir videoyu ham olarak değilde, iki kelime yazarak yayınlamak istememden. Özellikle son sezonuyla ortalığın tozunu attıran canımız, "kanımız" Dexter'ın yayınlanan son bölümden bir kesit. Adalet ile girmemin sebebi de 7. sezonun ana fikrinden kaynaklı.
Spoiler vermeden susmaya kendimi alıştırmam lazım. Susuyorum.
İzleyiniz, izlettiriniz...

19 Ocak 2012

Bilinçaltı

Gecem, uykum ve sabahım aynen bu sırayla mahvoldu tabiri caiz ise. Çünkü bilinçaltı pis bir şey. Karşıma iğrenç rüyalar olarak çıkıyor her zaman. Bir değil, iki değil... Bir türlü rahat vermedi ki, şöyle güzelce uyuyayım, sabaha huzurla kalkayım.

Yaklaşık 2 haftadır yarın gireceğim sınava çalışıyorum. Bu hafta sadece dün evden çıktım. Yalnızlığıma da alışmışım, yemek yerken karşımda başka bir insan görünce kibar olmam gerektiğini hatırladım aniden ve toparlandım. Yoksa çok hoş olmayan şeyler yaşanabilirdi. 

Ama kafayı sınava nasıl taktıysam artık, ilkokulda ilk matematik sınavıma giriyormuşum gibi, sınav rüyama girdi. 

Aradan bir hafta geçmiş, sonuçlar açıklanmış. Bütün sınıf okuldayız. Sınıftan biri yanıma geldi -adını söylemek istemiyorum- ve aynen şu diyalog yaşanıyor aramızda:

+Tolga, sonuçlar açıklanmış gördün mü?
-Yoo, bakmadım daha, bakarım birazdan.
+Hmm, peki.
-Sen gördün mü? Nasıl peki senin ki?
+Beklediğimden iyi. 67 almışım.
-Aaa, çok güzel. Bende öyle bir şey alsam keşke, güzel olur.
+Yaa...
-Ne?
+Seninkine de baktım. 57 almışsın. Bütün sınıf geçmişiz, sen hariç.
-Hadi ya... Olsun... Napalım... 

Kaldımsa da böyle söylenmez ki, irkilerek uyandım birden. Saat sabah 5:00. Gözlerim acıyor zaten, açamıyorum. Uzun zamandır böyle hissettiğimi hatırlamıyorum. Ama asıl anlamadığım neden bu kadar büyüttüm? Olan uykuma oldu. Bu konuyu da fazla uzatmanın anlamı yok aslında, biraz daha çalışırım olur biter.

Asıl sapıklık, nefret suçudur...

O değilde, Zenne'yi o kadar zamandır bekledim bekledim, geçen cuma vizyona girdi ama hala izleyemedim. Haftasonu da olmayacak büyük ihtimalle, yani pazartesiye kaldı. Yorumları okudukça iştahım kabarıyor. "Sapıklık" diyende, "mutlaka git gör" diyende heyecanımı artırıyor. Zenne, bir kültürdür, çok eskilerden gelen bir kültür. Filmin gerçek bir hikayeden yola çıkıyor olması daha da etkileyici ve merak uyandırıcı kılıyor. İzledikten sonra söyleyeceğim çok fazla şey olacak, bundan eminim.

Bugün 19 Ocak. Bugünün başka bir manası var.
Sahi, 19 Ocak'ta ne olmuştu!

23 Ağustos 2011

Her birimiz


İnsan her zaman ve her yerde insandır, öyle değil mi? Sadece bir anneden doğduğu için bile belli ayrıcalıkları vardır. Ne yapmış olursa olsun her zaman belli hakları vardır. Her insan temelde de aynıdır, kimsenin kimseden farkı yoktur. Sarışın, esmer, beyaz, zenci, kızıl, uzun, kısa; aynıdır.

Tam bir ütopya. Tamamen içinde yaşadığımız bir rüya, yukarıda yazılanlar. Anayasalar düzenliyoruz, kanunlar hazırlıyoruz, mahkemeler kuruyoruz; doğruyu ve adaleti arıyoruz. Herkesi dinleyelim diyoruz. Sadece konuşuyoruz. Adalet herkes için var deniyorsa, herkes için olmalı. Her insan bir yerde önemlidir. Birini kurtarmak için bir başkası kurban edilmemelidir.

"Önemli insan" tanımı neye göre yapılır ki; daha doğrusu önemsiz insan nasıl olur? Hangi insan güzel yemekler yemeyi hak etmez, temiz su içmeye layık değildir? Eğer bunların hepsi tamamsa, insanları birbirinden ayırmak ve sınıflandırmak en saçma davranışlardan bir tanesidir. Var olan hükumet bir takım isteklerde bulunduğu için o insanın insanlığına, özgürlüğüne ve onuruna darbe vurulamaz, vurulmamalıdır. "Bugün eğer bu birine yapılıyorsa, inanın hiç birimiz güvende değiliz."

Hukuk varsa her insan için olmalı, tıpkı adalet gibi. Bir insanın kurban edilmesinin gerekçesi "kalanları kurtarmak" ise, bu korkaklıktan veya güç açlığından başka hiçbir anlama gelmez. Hitler'in de farklı bir gerekçesi yoktu !
"O haklara sahip olabilmek için bir çok insan canını verdi!"

Dünya'ya adalet ve düzen satma gayesinde olan bir devletin karanlık ve barbar geçmişinden gelen bir filmin izlenimleri... "The Conspirator" için bir kaç saat ayırın. Pişman olmayacaksınız...