insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2011

Bunu anlatacak bir kelime olsa...

"Hani tam bir şey ya da bir gerçek açığa çıkar gibi olur ama aynı anda gözden yok olur da tam anlayamazsınız, yine de hiçbir şey eskisi gibi değildir artık... 'Anlayamadığınız şeyi' görmüşsünüzdür, artık eski cehaletinize dönmeniz mümkün değildir, değişmişsinizdir... Buna bir ad konsa?" 
         Porto Rikolu yazar Mayra Santos-Febres'in kişisel yazışmalarından küçük bir alıntı...


Bir keresinde, alıntılarken başka insanların fikirlerinin çalındığını iddia eden birisiyle sohbet etmiştim. Alıntılamanın, sözün, cümlenin gerçek sahibini onurlandırdığını ve çalmanın aksine onun fikrine katıldığının bir göstergesini olduğunu anlatamamıştım. Anlamak istemiyordu. Oysa ki, ben alıntı yapmayı severim. Hani çok az kişiyi ya da kimseyi tanımadığın kalabalık bir ortamda bulunduğunda, açılan konuyu bir o tarafa bir bu tarafa çekiştiren hararetli bir sohbet sırasında, tıpkı senin pencerenden bakan ve sanki aynı beyinle düşünüyormuşsun hissi veren bir insanla tanıştığında, hissettiğin gururla karışık sevinç duygusunu duymak gibi bir şey benim için alıntı yapmak.

Halbuki gariptir, insanın en büyük ilham kaynağının yine insan olması. Yazılan, çizilen milyonlarca, milyarlarca düşünce, cümle, yazı, öykü, hikaye, roman ve şiirin konusunun insan olması. Her seferinde de "ne hayatlar, ne insanlar var!" diye geçiririz içimizden. İnsan her zaman en şaşırtıcı olandır.

"Dünyada ki en vahşi yaratık insandır; çünkü kendi türünü avlar." 

Bir tiyatro metninden alıntı. Daha iyi nasıl anlatılabilir? Belki anlatılabilir, ama bu cümle muazzam değil mi? Başkalarının cümlelerinden ve fikirlerinden korkarak kaçarsak bu dünyaya gelmemizin bir anlamı olmaz. Bizsiz de idare ederler, hiç şüphem yok. Bu mekanik dünyaya gelmişsek bir amacımız olmalı. Kimse "yedek parça" olarak doğmaz sonuç olarak.

Bu ara farklı alemlere dalıyorum. Her gün farklı uyanıyorum, farklı düşünüyorum. Bazen kendi kendimi çürüttüğümü fark ediyorum. Konudan konuya atlıyorum, sabit kalamıyorum. Bu da tuhaf hissettiriyor. Acaba neyin belirtileri bunlar?

İnsan hayatı her zaman planlı olmamalı bana kalırsa. O zaman tadı çıkmıyor. Anlık hazlar hepimize gerek. Kendimizi daha rahat keşfedebiliriz belki o zaman. Yüz yüze sohbetlerde hiç beklenmedik bir cümle ile tokat yediğimizde mesela, kafamızın içindeki tüm düşünceler yüzümüzün kırışıklıklarında ve göz bebeklerimizin tam ortasında belli eder kendini, haykırır. Fotoğrafta enstantaneler bu yüzden çok önemlidir. Hatta daha da ileri giderek, en büyük yalanın ve günahın "yapmacıklık" olduğunu söyleyebilirim. "Damara göre şerbet vermek." Saçma olsalar da kendi fikirlerimiz ve cümlelerimiz çok değerlidir. Hayat anlık yaşandığında da çok güzeldir.

"Börek bitti, çok açım ve denizin kalabalık bir lügatı olduğuna, ona bakarsam, onunla konuşursam çoğalacağıma, balık adlarına benzeyen yepyeni kelimeler edineceğime inanırım. Lüfür mesela, 'hafif küfür' demek için güzel bir kelime değil mi? Çok canlı, büyük kitleleri anlatmak için vardayla desek mesela? Kötü, bayat esprilere, şöyle homurdanır gibi, aşağılar bir tonla, homsi desek fena mı olur? Çok başarısız düşünceler bunlar, öyle değil mi götlek tefaller?"
Murat Uyurkulak - Tol

Son olarak Bunny Munro'nun hatırasına; nur içinde yatsın! RIP

23 Ağustos 2011

Her birimiz


İnsan her zaman ve her yerde insandır, öyle değil mi? Sadece bir anneden doğduğu için bile belli ayrıcalıkları vardır. Ne yapmış olursa olsun her zaman belli hakları vardır. Her insan temelde de aynıdır, kimsenin kimseden farkı yoktur. Sarışın, esmer, beyaz, zenci, kızıl, uzun, kısa; aynıdır.

Tam bir ütopya. Tamamen içinde yaşadığımız bir rüya, yukarıda yazılanlar. Anayasalar düzenliyoruz, kanunlar hazırlıyoruz, mahkemeler kuruyoruz; doğruyu ve adaleti arıyoruz. Herkesi dinleyelim diyoruz. Sadece konuşuyoruz. Adalet herkes için var deniyorsa, herkes için olmalı. Her insan bir yerde önemlidir. Birini kurtarmak için bir başkası kurban edilmemelidir.

"Önemli insan" tanımı neye göre yapılır ki; daha doğrusu önemsiz insan nasıl olur? Hangi insan güzel yemekler yemeyi hak etmez, temiz su içmeye layık değildir? Eğer bunların hepsi tamamsa, insanları birbirinden ayırmak ve sınıflandırmak en saçma davranışlardan bir tanesidir. Var olan hükumet bir takım isteklerde bulunduğu için o insanın insanlığına, özgürlüğüne ve onuruna darbe vurulamaz, vurulmamalıdır. "Bugün eğer bu birine yapılıyorsa, inanın hiç birimiz güvende değiliz."

Hukuk varsa her insan için olmalı, tıpkı adalet gibi. Bir insanın kurban edilmesinin gerekçesi "kalanları kurtarmak" ise, bu korkaklıktan veya güç açlığından başka hiçbir anlama gelmez. Hitler'in de farklı bir gerekçesi yoktu !
"O haklara sahip olabilmek için bir çok insan canını verdi!"

Dünya'ya adalet ve düzen satma gayesinde olan bir devletin karanlık ve barbar geçmişinden gelen bir filmin izlenimleri... "The Conspirator" için bir kaç saat ayırın. Pişman olmayacaksınız...

12 Ağustos 2011

Kavga mı etmek istiyorsun?

İnsan ilişkileri oldukça karmaşık olabiliyor. Canımızı sıkan, sinirimizi bozan kısacası bizi rahatsız eden durumlarda bazen kontrolü kaybedebiliyoruz. Belki de bu bizim doğamızda var. Belki de bütün hayatımız boyunca sadece bu kimliğimizi bastırıyoruz. Okuyarak, bir işle meşgul olarak sürekli kimliğimizin bu tarafını bastırıyoruz. Bunun sebebi yapacaklarımızdan korkmamız ya da en başından beri bu şekilde yetiştirilmiş olmamız olabilir. Sanırım ikincisi daha mantıklı geliyor kulağa.

Dışarıdan bakan herkesin ibret edip özendiği şehirde, Paris'te, oldukça kültürlü olan bir televizyon programcısı ve edebiyatçı; varlıklı bir ailenin çocuğu olarak, kıskançlıkla ve hırsla ailesi katledilmiş bir çocuğun hayatının mahvolmasına sebep olabiliyor. Bir gün bu yaptıkları karşısına çıkıp, zihnini meşgul ettiğinde ise ailesine, çocuğuna ve etrafındakiler karşı tavırları değişiyor ve tehditler savurmaya başlıyor. Kendisinden utanıyor olabilir, başkalarından da utanıyor olabilir; eğer bu doğruysa en yakını olan eşinden de utandığı anlamına gelir. Bu da ne kadar bencil olduğunu ortaya koyar, ne kadar bencil olduğumuzu, olabileceğimizi...

İnsan olarak doğuştan sahip olduğumuz ilkel özelliklerimiz bunun gibi, bir gün bir sebepten ortaya çıkabilir. O zaman kendimizden dahi sakladığımız kişiliğimiz nelere sebep olabilir?

İnsan ilişkileri ve insanlar oldukça karmaşık olabiliyor. Michael Haneke; çok iyi bir insan analisti. Ödüllü filmi Caché, en iyi yapımların birisi olmasa da izlenince düşündüren bir film.