tim burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tim burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2014

[Kısa Film] Tim Burton

Tim Burton efsanesi 80'lerin ortasında kendisini göstermeye başladı. Doksanlarda ise kendisi artık saygı duyulan farklı bir yönetmendi. İşlerinin özel takipçileri hızla artmıştı. 2000'lerde ise yavaş yavaş tükenmeye başladı Tim Burton. Teknolojinin kurbanı oldu. Onun yıldızını parlatan filmler artık raflardan kalkmaya başladı. Aslında teknolojiye mağlup olmuştu. Doksanların başında kimsenin hayal edemediği efektleri yaratan adamken, artık herkesin rahatlıkla kurguladığı evrenler arasında kaybolmaya başlıyordu.

İşte bu adam da bir zamanlar öğrenciydi. 60'lara denk gelen bu zamanlarda elinden çıkmış sessiz kısa filmleri paylaşmak istedim bu hafta. Tim Burton'un doğuşunun evveli olan bu filmlerden ikisi; "King and Octopus" ve "Stalk of the Celery Monster"

King and Octopus


Stalk of the Celery Monster


Tim Burton'ın ilk ve en dikkat çeken kısa filmi şüphesiz Vincent. Küçük bir çocuğun yalnız dünyasında yarattığı sonsuz hayalgücünü sunuyor bize bu filminde. Vincent, ayrıca Tim Burton'ın son yıllardaki kurtarıcısı olabilecek hamlelerinden biri. 2012'de vizyona giren Frankenweenie, aslında Vincent'in devamı diyebiliriz. Belki de sinemasının son dönemlerine şahit olduğumuz bu güzel adamın, ilk dönemlerinde yarattığı Vincent'i:


27 Mayıs 2011

Şahane Bir Beynin İçinde

Çağımızın en dahi yönetmenlerinden, çılgın, inanılmaz, mükemmel işler başaran büyük sanatçı Tim Burton. Yaptığı kısa filmler, uzun metraja yeni çığır açması, her defasında izleyiciyi kendi dünyasına çekmesi ve o dünyayı her seferinde yenilemesiyle de anlaşılacağı gibi eşsiz bir beyin.

Elinde çıkan her çalışmayı, eskizlerini inceleyebilmeyi çok isterdim gerçekten. Bu hafta Los Angeles Sanat Müzesi'nde bir daha bütün çalışmalarının olduğu bir sergi açılıyor.

Hayal gücümü en çok etkileyen insanlardan birisidir Burton. Doksanların başında ki o kısıtlı teknolojik imkanlarla bile şahane animasyonlar yaratıyordu. "The Nightmare Before Christmas" yeteneğinin ve zekasının yarattığı dünyanın en güzel örneklerinden bir tanesi. Müzikal zekası ise bambaşka bir yerde. Bir seri katilin öyküsünü müzikal haline getirip, adeta eğlenceli bir hale getirmiştir. Anlata anlata bitiremem çünkü benim büyük hayranlık duyduğum beş yönetmenden birisidir. Burton yönetmenden fazlasıdır o ayrı tabi.

Ben Batman'i Batman yapanın o olduğu düşünürüm. "Batman Returns" de yarattığı "Penguen" en sevdiğim kötü adamlardan bir tanesidir. Bunun sebebi de Burton'un yarattığı "Penguen"dir. Tıpkı Nolan'ın Ledger'dan yarattığı şahane Joker gibi. Animasyonları ve fikirleriyle sinemaya yön vermiş bu büyük adamın fikirleriyle boğulmak için o müzeye gitmeyi -bütün bu yazdıklarım yüzünden- çok isterdim.

Ama yeni filmleriyle idare etmek zorundayım...