insanlar adına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insanlar adına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2011

Yazdı ve Rahatladı ve Bıraktı

Bence bir insan müziği bırakamaz. Özellikle bir müzisyen asla bırakamaz. Sadece ara verebilir. Hayatını kazanmayı bir kenara bırakın; hayatını adadığı, sahiden bağlandığı bir işi birden kim kesip atabilir hayatından?

Teoman müziği bıraktığını duyurdu. Şaşırdım. Çünkü ben hep, müziğin Teoman'a rehabilitasyon hatta afyon etkisi yaptığını düşünürdüm. Hangisi daha iyi geliyorsa...

Sürekli sürekli dinlemem ama gerçekten Teoman'ı severim. Şarkılarının ruhu vardır, kendisinin karakteri vardır ve umursamazdır. Aynı zamanda bu ülkenin Rock Starıdır. Bu doğru; yarattığı etki, şarkılarının anında ezberlenmesi, her hareketinin sempatik durması bunu ispatlıyor sanki. Şimdiye kadar gerçekten çok değerli şarkılar yazdığı da bir gerçek. Popüler olanların dışında popüler olmadığı halde çok değerli şarkıları var. "Gökdelenler", "İnsanlar", on buçuk dakikalık "En Güzel Hikayem"...

Dokuz stüdyo albümü ve bir film yaptı. Filmi tam bir hayal kırıklığı oldu ama her albümün kendine has duruşu ve ortak ruhu vardı. Onu ilahlaştırmıyorum ama, bir kaç ay ya da yıl sonra yeni bir albümü gelmediğinde hayal kırıklığı yaşayan birçok insan olacak.

Ben şahsen bıraksın istemezdim. Ciddi bir boşluk var artık...

20 Temmuz 2011

İnsanlar adına

Fransız sineması kendi içerisinde farklılık yaratır. Avrupa sinemasının geneline göre daha çok yıldız çıkarması ve Fransa'nın geçmişinin Cezayir dolayısıyla Orta Doğu bağlantılı olup çok fazla göçmen barındırması onlara sağlam malzeme verir. Bazen de Noe gibi yönetmenler çıkar, bütün düzeni ve algıyı darmadağın eder.

Şu sıralar vizyonda Le Nom Des Gens / Aşkın Halleri adlı Fransız filmi var. Bankta öpüşen bir çiftin yer aldığı pembe bir afişe sahip. İlk izlenimle filmin romantik-komedi olduğunu yani biraz sabun köpüğü olduğunu sanmak mümkün. Ben aynı böyle düşünüyordum. Fakat bambaşka bir fikirle karşı karşıya kaldım. Çok zekice hazırlanmış ve çok başarılı bir yapım. Filmimiz Fransa'nın az önce bahsettiğim zengin göçmen nüfusu ile Fransa arasında geçen düşündürücü bir olay örgüsüne sahip. Bu yapı birleşmek üzere olan iki aile, aşık bir çift, sağ-sol çatışması, politika, soy, ırk, din temellerine dayandırılmış. Orijinal fikirlerle yeniden harmanlanmış. Her anında düşündüren dolu bir film.

Bir de filmin türü "Erotik" olarak da belirtilmiş. Fakat erotizm denebilecek sahneler 5-6 dakikayı aşmaz. Filmde çıplaklık var, fakat çıplaklı sanatın vazgeçilmez taşlarından bir tanesidir zaten. Heykelden resme, tiyatrodan sinemaya; bir tema ve görsellik üstüne kurulmuş her sanatsal faaliyetin içerisine çok kolayca ve rahatsız edici olmadan uyum sağlayabilir. Yönetmen Michel Leclerc bunu çok iyi yerleştirmiş.

İzledikten sonra bazı fikirlerinizi tekrar düşünebilirsiniz...