geoffrey rush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geoffrey rush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2011

The Booth

“En büyük arzuna ulaşmak için ne kadar ileri gidebilirsin?"

Cevaplamanız gereken soru bu. Düşündürücü, öyle değil mi?

Her insanın sınırları vardır. Her insanın hayalleri ve istekleri vardır. Her insanın zayıflıkları vardır. En önemlisi her insan içinde bolca bencillik taşır.

Bir adamla tanışsanız ve size bir anlaşma teklif etse; karşılıklı bir anlaşma. Sizin en büyük isteğinize karşılık yapmanız gereken bir görev... Aslında tam olarak böyle değil. Burada müşteri olan ve talep eden sizsiniz. İsteğinizin gerçekleşmesini istiyorsunuz ama hayal gücünüzü zorlayın. İsteğiniz sıradan olmasın. İsteğinizin gerçekleşebilmesi için yapmanız gereken sadece anlaştığınız kurallar dahilinde size verilen görevi yapmak. Tek kural; olan biteni aynı şekilde "Adam"a anlatmanız. Sonrasını merak etmeyin.

İlkel insan dürtüleri ile hazırlanmış, farklı, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir web dizisi. Bir web dizisi ve her bölümü yaklaşık 2 ve 3 dakika arasında değişiyor, ama buna rağmen çoğu diziden daha iyi çekimlere ve prodüksiyona sahip. 62 bölüm süren ilk sezonu boyunca sadece diyaloglarla olaylar ilerledi. Olaylar bu temele oturtulmuş. Çok da güzel olmuş.

İnsan güdülerinin en tehlikelisi bencillik ve hırs arzularımıza ulaşmamızda bizlere hep ön ayak olur. Fakat dizide sadece bencillik ve hırs yok tabi. Yaşlı bir aşık, bir baba ve hatta Tanrı'ya özlem duyan bir rahibe... Kesinlikle çok farklı ve çok şahane bir iş. 62 bölümü de soluksuz izledim ve finali layık olduğu gibi bitirdiler. İkinci sezon gelir diyorlar ama bilemiyorum. Umarım gelir...

Xander Berkeley hep beğendiğim bir oyuncu olmuştur, çünkü her rolün üstesinden gelir. Tıpkı Geoffrey Rush gibi. Karaktere de cuk oturduğunu söyleyebilirim. Sesiyle, davranışlarıyla ve yargılamayan bakışlarıyla olabilecek en güzel "Adam" o olabilirdi ancak.

İzlemenizi şiddetle öneririm. Farklı bir tecrübe kimse için zararlı olmaz. Özellikle de bu 3 dakika süren şahane bir psikolojik-gerilim ise.

"That can happen!"

26 Şubat 2011

En İyi Erkek: Colin Firth

Filmi izlemeyi henüz bitirdim. Cumhurbaşkanımız izlediğinden korsan izlemekten hiç utanmadım. Kesinlikle filmi çok sevdim. Özellikle Colin Firth'i hayranlıkla izledim. Bütün filmi sürükleyip götürmüş desem hiç haksız sayılmam. Ama Lionel Logue rolünde Geoffrey Rush'ın çok iyi bir tercih olduğu da aşikar.

Ben tamamen Colin Firth'in oyunculuğuna takılmış vaziyetteyim. Helena Bonham Carter karaketeri gereği biraz arka planda kalmış. Bu da beni biraz üzdü tabi ama filmi izlerken kendinizi kaptırıveriyorsunuz. Çok fazla anlatmak istemiyorum çünkü eğer izlenirse güzel bu film. Ama sadece Colin Firth'in oyunculuğuna hayran hayran bakabilmek için bir daha izleyeceğim bu filmi. Pazar günü en iyi Erkek Oyuncu Adayım: Colin Firth (kesinlikle!)